Kalp ve Damar Cerrahisi

Hastanenin ilk kuruluşundan beri mevcut olan bölüm, rutin olarak, bypass, kalp kapakçığı, aort cerrahisi, atrial ablasyon, minimal invaziv kalp cerrahisi ve erişkinde doğuştan kalp hastalıkları cerrahisinde hizmet vermekte olup, kompleks ve riskli vakalara da ameliyat imkanı sunulabilecek düzeyde alt yapısı hazırlanmış bir bölümdür. ECMO, Assist Device, NovaLung, gibi kompleks ve ağır kalp - akciğer yetmezlikli hastalarda kullanılan cihazlar mevcuttur. Bunların yanında "kapalı aort ameliyatı" adlandırılan, Endovasküler girişimler (EVAR, TEVAR) yaygın bir şekilde uygulanmaktadır.

BÖLÜMÜN TANITIMI:

Ağırlıklı olarak Koroner Baypas Cerrahisi, Kapak Ameliyatlarının uygulandığı kliniğimizde yılda yaklaşık 900 kalp ameliyatı gerçekleştirlimekte ve 6000 hasta poliklinikte tedavi veya muayene edilmektedir. 2015 yılı total mortalite oranı %1,6 ve koroner cerrahisinde %0,4 olarak belirlenmiştir. Kliniğin daha çok ön planda gördüğü konular arasında çalışan kalpte bypass, küçük kesi ile bypass veya kapak ameliyatları (Minimal İnvazif Kalp Cerrahisi), endoskopik kalp ameliyatları ve kapak tamirleridir. Kalp-Damar Cerrahisi ekibi her hasta ve hasta yakınına ameliyat öncesi ve sonrasında taburculuğuna dek, her türlü desteği vermekten zevk duyan, motive ve çalışkan bir ekiptir. Genç ve dinamik personeli ile hasta bilgilendirme, taburculuk eğitimi ve sonrası evdeki tedavisinin sorunlarına telefonla ışık tutarak, bu dönemi en rahat bir şekilde atlatması için çaba sarfetmektedir.

HİZMET ALANLARI / HİZMET SAATLERİ:

Kalp-Damar Cerrahisi kliniğinde haftanın 7 günü 24 saat uzman kadro bulunmaktadır.

Poliklinik Saatleri :
Muayene : 09:00 – 18:00
Kontrol : 10:00 – 13:00

BÖLÜM KULLANIMINDA OLAN TEKNİK OLANAKLAR:

  • Minimal invazif kalp cerrahisi teknolojisi
  • Endoskopik Cerrahi
  • Off-pump tekniği
  • Sol ve sağ ventrikül destek sistemleri ECMO
  • Ablasyon teknolojisi

ÜNİTELER / BİRİMLER:

  • Preop yatan hasta servisi
  • Erişkin yoğun bakım
  • Postop yatan hasta servisi

AMELİYAT / İŞLEM / GİRİŞİMLER:

Çalışan Kalpte Bypass :

Kalp Akciğer Makinası kullanılmadan uygulanan prosedürler, kalp cerrahisinde genellikle bypass ameliyatlarını teşkil ettiğinden, başlık „çalışan kalpte Bypass“ olarak seçilmiştir. Kalp Akciğer Makinası ilk keşfedildiği 50'li yıllardan beri, başarılı olarak uygulanmakta ve sürekli geliştirilmektedir. Bilindiğı üzere Kalp-Akciğer Makinası vücuttaki kanı önce kendi havzasında toplayıp, kanı oksijenledikten, 5-6 Litre/dakika hız ile tekrar vücuda verir. Böylelikle makine, kalp ve akciğerlerin görevini geçici bir süre üstlenir, kalp durdurulabilir ve damarlarına bypasslar rahatlıkla dikilebilir, içindeki kapakçıklar değiştirilebilinir. Makina çeşitli pompa ve plastik boru sistemleri üzerine kurulmuş olup, bunlar fizyolojik (yani vücut yapısına uygun) değildir. Özellikle kanın bu sistemden geçerken uğradığı hasar, ameliyat esnasındaki kan basıncı düşüklükleri, makinayı takarken olabilecek potensiyel komplikasyonlar, pıhtılaşma mekanizmasının bozulması vs. sebeplerden dolayı birçok organ çeşitli derecede zarar görür. Bu kalp cerrahisi Literatüründe yıllardan beri araştırılmış olup, makinanın vücuda verdiği zararlar çeşitli önlemlerle azaltılmaya çalışılır. İşte bu zararları azaltma çalışmalarla „off-pump surgery“ denilen konsepte gidilmiş, yani hiç pompasız (Kalp-Akciğer Makinasız) ve kalbi hiç durdurmadan yapılan ameliyatlar gün geçtikçe cerrahlar tarafından rağbet görmeye başlamıştır. Bu yöntemin sebebi sadece bir „moda“ değildir.

Özellikle, gün geçtikçe tıptaki diğer buluşlar sebebi nedeniyle, yaş ortalaması artmakta ve kalp cerrahisi hastaları daha çok riskli dediğimiz gruba girmekte, yani çeşitli hastalıklar ile beraber (perifer arter hastalığı, diyabet, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, böbrek yetersizlikleri vs.) ameliyat olma durumundadırlar. Böyle damarlarının elastikliği kaybolmuş, yaşlı hastalarda Kalp Akciğer Makinasının verebileceği zararlar, daha genç ve normal durumdaki hastalardan daha belirgindir, çünkü vücudun telafi etme kapasitesi düşüktür. Anlatılan sebeplerden dolayı Kalp Akciğer Makinasının bypass cerrahisi esnasında kullanılmaması “minimal invazif” deyimine (en yukarıda bahsedildiği gibi) uygun düşer. Bu yöntemle sadece bypass ameliyatları yapılabilir, kapak ameliyatları henüz mümkün gözükmemekle beraber ileri teknoloji ile çalışmalar başlatılmıştır.

Çalışan kalpte Bypass ameliyatı esnasında, kalp bypass yapılacak damara göre pozisyone edilir ve damar takılacak yüzeyin çeşitli yöntemler/aletler ile hareketi kısıtlanır. Kalp atmaya devam ederken, ameliyat bölgesinin hareketi sınırlandırılmış olup, göğüs kafesinden, bacaktan yada koldan alınan damarlar, kalp damarlarına dikilir. Yöntemin en büyük avantajı Kalp Akciğer Makinasının vücuda verebileceği tüm potansiyel zararları tamamen ortadan kaldırmasıdır. Kalp ameliyat esnasında durdurulmaz. Özellikle yeni kriz geçiren kişilerde ameliyat riski böylelikle azaltır.

Anahtar Deliğinden Kalp Ameliyatı (Minimal İnvazif) :

Kalp cerrahisinde en fazla uygulanan yöntem, « median sternotomi » metoduyla yaklaşık 30-35 cm lik bir kesi ile göğüs kafesinin ön tarafından açılması işlevidir. Böylelikle kalp ve onun komşuluğunu yapan anatomik yapılara (Ana atardamar, büyük venler, beyne giden büyük damarlar, Akciğerler vs.) rahatlıkla ulaşılabilir. Her nekadar böyle bir büyük yara, ameliyat esnasında cerraha komfor sağlasa da, hasta için durum, özellikle ameliyattan sonra böyle değildir. Göğüs kafesinin tam ortasından açılması ile tüm kaburgalar, sırttaki kaburga-omurilik eklemleri, karın kaslarının yukarı kesimleri ve hatta omuz eklemleri çeşitli oranlarda baskıya uğrar. Gerek tecrübelere dayanarak, gerekse bilimsel çalışmaların sonuçları itibarı ile, bu türlü ameliyatlardan sonraki subjektif ağrı duyumsaması, küçük yara tedavisi ile karşılaştırıldığında daha fazladır.

Özellikle geç dönemde, ameliyattan sonraki ilk aylar içerisinde, ağrı küçük yara ile yapılan ameliyatlarda hemen hemen hiç kalmamıştır. Bu konuda en önemli unsur, deri yada göğüs kafesini açmanın hangi yolla yapılmış olduğudur. Çok çeşitli yollardan, yapılacak ameliyata göre kesiler vardır. Resim 2 de sağ göğüs altı 5 cm lik yara görülmektedir. Böyle bir kesi ile kalp kapakçıklarından bazıları (mitral, triküspid) ve kalp deliği kapatılması işlemleri gerçekleştirilebilinir. Bu kesi bayanlarda göğüsün altında kaldığı için, ameliyattan sonra estetik açıdan ideal bir sonuç arz eder. Hastalar tarafından da çok rağbet görmüştür. Bu hastada 3 tane birer cm lik kesiler ile (anahtar deliği tabiri buradan gelmekte) göğüs kafesi hiç açılmadan bypass yapılmıştır.

Sadece belirli hastalara uygulanabilen bu yöntem en iyi kosmetik sonucu doğurmakta, herhangi bir kemik kesilmediğinden, ağrı duyumsaması en aza indirgenmekte ve ameliyat sonrası hastaların mobilizasyonu, iyileşme süreci daha çabuk olmaktadır. Küçük yara ile ameliyatlarda normalden farklı cerrahi aletlere gereksinim vardır. Cerrahın ameliyat alanı kısıtlıdır. Uygulanan yöntemde cerrahın bizzat daha fazla tecrübeli olması şarttır. Ameliyat süreleri genellikle standard ameliyat süresinden %20 ila %80 daha uzundur. Bazı vakalarda Kalp-Akciğer Makinası kasıktaki damarlardan takılır. Sonuç itibari ile küçük yara tedavisi ile kalp cerrahisi tecrübeli ellerde kendini ispatlamış, kalite açısından kısa ve uzun dönem sonuçları standard ameliyatlar ile karşılaştırılabilen ve hatta ağrı, kosmetik, iyileşme süresinin hızı konularında bunlara üstünlüğü gösterilmiştir.

TANI VE TEDAVİSİ YAPILAN HASTALIKLAR:

  • Koroner Arter Hastalığı
  • Aort Kapak Hastalığı, Stenoz ve Yetmezlik, değişim/tamir
  • Mitral Kapak Hastalığı, Stenoz ve Yetmezlik, değişim/tamir
  • Triküspid Kapak Hastalığı
  • Stenoz ve Yetmezlik, değişim/tamir
  • Pulmoner Kapak Hastalığı
  • Stenoz ve Yetmezlik, değişim/tamir
  • Aort Cerrahisi (Ana atardamar değişimi)
  • Küçük kesi ile bypass
  • Küçük kesi ile kapak ameliyatları
  • Endoskopik kalp ameliyatları
  • Erişkinde Doğuştan kalp hastalıkları

ÖZELLİKLİ HİZMET ALANLARI:

  • Off-pump bypass (Çalışan kalpte – kalbi durdurmadan - Bypass)
  • Küçük kesi ile bypass
  • Küçük kesi ile kapak ameliyatları
  • Endoskopik kalp ameliyatları
  • Doğuştan kalp hastalıkları

İlgili Makaleler

Varis Nedir? Tedavisi nasıl olur?

Venler (toplar damar), içerisinde tek yönlü hareket eden kapakçıkların olduğu, vücudumuzdaki kirli kanı kalbe taşıyan, irili ufaklı çok sayıda damarlardır. Bu damarlar, kaslarımızın altında seyreden derin venler, cilt altınVarisim ameliyat olduktan sonra tekrarlar mı?da seyreden yüzeyel venler ile bu iki yapı arasında geçiş sağlayan perforan venler olmak üzere başlıca üç grupta değerlendirilir.

596 Kez izlendi

N-bütil siyanoakrilat (NBSA) - Yapıştırıcı kullanılarak yapı...

Bu yöntem hastalara genel anestezi almadan lokal anestezi uygulanarak uygulanan oldukça güvenli ve yeni bir varis ameliyatı imkanı sunmaktadır. Hastalar işlemden 15 dakika sonra yürüyerek evine taburcu olmakta, hatta ertesi gün gündelik iş ve ev hayatına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

183 Kez izlendi

Atipik TEVAR Olgusu

Olgu Sunumu Yüksek tansiyon ve serebrovasküler yetmezlik öyküsü olan 87 yaşında kadın hasta 10 gündür devam eden şiddetli göğüs ağrısı yakınması ile dış merkeze müracaat etmiş.

174 Kez izlendi

Endovasküler Aortik Greft İmplantasyonu

​Olgu Sunumu

145 Kez izlendi

Aort Anevrizması (Genişlemesi) Nedir?

Vücuttaki en büyük damar olan Aort, kalpten direk çıkan ve tüm organlara temiz kanı taşıyan "ana kan hattı"dır. Kişinin boy ve kilosu göz önünde bulundurularak, dakikada 3 ila 6-7 Litra kan taşır. Bu kanı taşırken de kalbin atım gücüne ve bünyenin yapısına bağlı olarak içinde belirli bir basınç vardır (80 - 140 mmHg). Biz buna halk arasında tansiyon deriz. Aort çeşitli sebeplerden dolayı vücutta sessizce büyüyebilir. Bunu erken tespit etmek gerekir.

566060 Kez izlendi

Atriyal Fibrilasyon ve Ablasyon Tedavisi Nedir ?

Çarpıntı, sol göğüste sıkışma, kalbin pır pır etmesi gibi söylemler hep aritmi olgularında gözlenmektedir. Oldukça ciddi artimiler olduğu gibi, geçici ve zararsız aritmiler de oluşabilmektedir. Kalbimiz günde yaklaşık olarak 100.000 - 150.000 atım yapar, bu atımların 500 tanesi veya daha azı aritmi şeklinde olduğunda genellikle tedaviye ihtiyaç yoktur.

231381 Kez izlendi

Paylaş

TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji ve 47 daha

Sabit hat: +90 312 292 9900
Faks: +90 312 292 9910
E-posta: info@tobbetuhastanesi.com.tr

TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi
Yaşam Caddesi No:5 Söğütözü 06510 Ankara / Turkey