TOBB ETÜ HASTANESİ KOZMETOLOJİ BÖLÜMÜ

Derimizin parlak, pürüzsüz, lekesiz, kırışıksız, gergin ve daha genç görünmesi tüm dünyada arzulanan bir durumdur. Ayrıca bazı doğumsal estetik bozuklukların düzeltilmesi de yine kozmetolojinin alanına girer. Buna ulaşabilmek için ise pek çok ürün, cihaz ve uygulamadan faydalanılabilir. Bu metodlar gün geçtikçe de artmaktadır. Özellikle de non-invaziv dediğimiz ameliyatsız çözümler hem daha konforlu, hem daha az yan etki barındıran, hem de günümüz yaşam hızına uyumlu, çalışma hayatından daha az süre ile geri bıraktıran, ayrıca daha ekonomik metodlardır.

Bütün bunlardan daha da önemlisi bahsedilen tüm bu işlemler sadece uzman dermatologlar tarafından uygulanmalı ve kozmetikler de yine bizler tarafından önerilmelidir. Çünkü deriyi en iyi tanıyan, tüm fonksiyonlarını bilen, herhangi bir kozmetiğin veya herhangi bir işlemin deride ne tür bir değişime yol açabileceğini, etkilerinin ve yan etkilerinin neler olabileceğini en iyi bilenler sadece uzman dermatologlardır.

Ekranlarda, gazete sayfalarında veya webde gördüğünüz, okuduğunuz yan etkilerin hemen hepsi uzman dermatologlar dışındaki kişilerin yapmış olduğu uygulamalar sonrasında gelişmişlerdir. Eminim ki bana olan başvurular gibi tüm dermatolog arkadaşlarıma da sıkça çeşitli kuaförler, estetisyenler tarafından yapılmış hatalı uygulamalar sonrasında oluşmuş oldukça dramatik yan etkiler görmüş hastalar vardır. Gödüğüm bu yan etkilerin bazıları tamamen geri dönüşümsüz ve iyileştirilemeyen boyutlardaydı.

Türk Dermatoloji Derneği vasıtasıyla verdiğimiz tüm hukuksal mücadelelere rağmen maalesef uzman dermatolog dışı uygulamalara tam olarak bir son verdirilememiştir. Bu zararların ortaya çıkmaması için tek yol halkımızın kozmetik uygulamalar için kesinlikle uzman dermatologlara başvurması ve onlardan yardım almalarıdır.

BİZ NE TÜR İŞLEMLER YAPIYORUZ?

LAZER EPİLASYON : İstenmeyen tüylerden kurtulmak son dönemlerde popüler kozmetik tedavilerin başında gelmektedir Kadın yada erkeklerin çoğunda istenmeyen kıllar kozmetik bir sorundur. Kadınlar hamilelik ve menopoz dönemlerinde kıllarda artış sorunuyla karşılaşabilirler. Bazı hastalıklarda ise bir bulgu olarak aşırı kıl artışı gözlenmektedir. LAZER epilasyon düşünüldüğünde mutlaka bir cilt hastalıkları uzmanı tarafından hastanın görülüp değerlendirilmesi, gerekirse kıllanmanın nedeninin araştırılması, bazı durumlarda gerekli görülebilecek tahlil ve tetkiklerin yapılması ve hastanın uygulanacak işlem hakkında yeterince bilgilendirilmesi gereklidir. Tek seansta sonuç alınması mümkün değildir. Kıl köklerinin hepsi aynı büyüme evresinde olmadığı için , lazerin etkin olacağı evreyi yakalamak için belirli aralıkla seansların uygulanması gereklidir. Kişinin hormonal durumu , yaşı, cinsiyeti, cilt tipi, kılın rengi , evresi , yoğunluğu, LAZER tedavisine bireysel yanıtı ve uygulanan bölgeye göre ortalama 6-8 seans sonrası yüz güldürücü bir sonuca ulaşılabilir.

FRAKSİYONEL LAZER UYGULAMALARI: Son yılların en popüler uygulamalarından biri de fraksiyonel lazer uygulamalarıdır. Deride ileri teknoloji sayesinde mikro çukurcuklar açma prensibi ile çalışır. Bu açılan çukurcuklar iyileşirken cildin daha gergin iyileşmesini sağlar, kolajen sentezini tetikleyerek bu etkisini pekiştirir. Aynı zamanda özellikle akne skarları tedavisinde neredeyse en iyi etkinliği sunar. Elbette derideki lekelerde oldukça etkili bir temizlik sağlar. Bunun dışında kaz ayakları dediğimiz göz kenarı kırışıklıkları ve sigara kırışıklıkları denen dudak üstü kırışıklıklarında da azalmaya yardımcı olur. Kozmetik işlemler dışında yara ve yanık izleri ve gebelik çatlakları denen strialarda da iyi sonuçlar verir. Cilt gençleştirme Leke tedavisi Akne tedavisi Kırışıklık tedavisi Yara ve yanık izleri tedavisi yapılır

ABLATİF LAZER UYGULAMALARI : Halk arasında ben alma lazeri olarak bilinir. Gerçekten de doğru seçim yapılarak uygulama yapılırsa çok iyi kozmetik sonuçlar alınır. Ayrıca özellikle et benleri, inatçı siğiller, nasırlar, bazı deriden kabarık yara izlerinde de oldukça fazla yararlanılır. Ben ablatif lazeri kullanmaya başladığından bu yana koter ve kriyoterapi dediğimiz iki temel tedavi aracımızı daha az kullanıyorum artık. Ben tedavisi Nasır tedavisi Siğil tedavisi Yara ve yanık izleri tedavisi yapılır

LAZER İLE KILCAL VARİS TEDAVİSİ BOTOX UYGULAMALARI : Botox artık hepimizin bildiği etkinliği uzun süredir kanıtlanmış yüzün belli alanları için en iyi kırışıklık tedavisi sunan metodlardan biridir. Ancak en az kırışıklık tedavisinde olduğu kadar hatta belki daha da önemli bir etki sunan hiperhidroz dediğimiz aşırı terleme tedavisinde de koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı uygulamaları da kırışıklık tedavisi ile yarışır bir hal almıştır. Bir hastamın bana söylediği söz herhalde tedavi etkisini en güzel özetleyen cümleydi “ doktor bey size nasıl teşekkür etsem bilmiyorum senelerdir kimseyle sırılsıklam avuçlarımla tokalaşamıyordum, şimdi resmen musluğu kapatmışsınız gibi kupkuru avuçlarım “

DOLGU MADDESİ UYGULAMALARI CİLT GENÇLEŞTİRME ENJEKSİYONLARI CİLT BAKIMI : Kırışıklık, leke, akne gibi amaca yönelik cilt bakımları uyguluyoruz MASKE UYGULAMALARI : Yine cilt bakımında olduğu gibi leke, akne, kırışıklık, yağlı deri, kuru deri gibi problemlerine özel maske uygulamaları yapmaktayız

DERİN VE YÜZEYSEL KİMYASAL PEELİNG BÖLGESEL İNCELMEDE YENİ YAKLAŞIMLAR

Karın, basen, kalça, bacak, bel gibi alanlardaki bölgesel fazlalıklar ve selülitli bölgeler pek çoğumuzu olumsuz etkiler. Gelin bu konuları çözmek için yeni alternatiflerden, teknolojilerden bahsedelim. Yapılan bilimsel çalışmalar selülit diye adlandırılan kötü görünümün kadınlarda erkeklere oranla daha fazla oluştuğunu göstermiştir. Aynı zamanda kadınların 20'li yaşlardan itibaren %80 gibi yüksek bir oranda selülit problemleriyle uğraştığı saptanmıştır. İlginç olarak obez kişilere göre normal kilolu veya zayıf kadınlarda daha sık olarak saptanmış. Selülit, dünyada tüm coğrafi bölgelerde, kültür ve etnisitede saptanmış.

Aynı zamanda bölgesel olarak fazlalıkların da selülitten bile daha yüksek olarak %90'lara varan oranlarda kadınları rahatsız ettiği saptanmış. Ve bu problemleri yaşayan kadınların yaklaşık %35 kadarının da bu fazlalıklardan kurtulmak için diyet ve spor dışındaki yöntemlerden yararlandıkları raporlanmış. Yani yaklaşık üçte biri bu problemlerden diyetle ve sporla kurtulamadıklarını bildirmişler.

Bu amaçla keşfedilmiş pek çok tedavi metodu ve kullanılan pek çok cihaz mevcut. Ancak en son üretilen, en çok bilimsel çalışması olan, dünyada en fazla uygulama sayısına sahip olan ve hepmizin referans kabul ettiği FDA tarafından onaylı olan Velashape III şimdiye dek bu amaçla üretilen en etkili ve en hızlı sonuç veren cihazlardan biri olmuştur.

Velashape III, non-invazif diye adlandırdığımız cerrahi olmayan veya girişimsel olmayan, bölgesel sıkılaşma yapan ve selülit giderilmesini sağlayan yeni bir cihazdır. Bir bakıma cerrahi olmayan liposuction olarak adlandırmak çok da yanlış olmayacaktır.

Velashape III içerisinde 4 ayrı teknolojiyi barındırır. Radyofrekans, İnfrared, masaj ve vakum etkisi cihazın özel tasarlanmış başlıklarının içerisine entegre edilmiştir. Entegre edilen Radyofrekans ve İnfrared ışıkları deriden geçerken hiçbir zarar vermeden sadece yağ hücreleri tatafından emilir. Yağ hücreleri bu enerjiyi emdikten sonra ısınarak tahrip olurlar. Buna kısaca "selektif termolipoliz" adı verilir. Bir başka deyişle oluşan ısı yağ hücrelerini kırar, bir nevi eritir ve başlıktaki rollerler ve cihazın vakum etkisi de oluşturulmaya çalışılan bu ısının derin dokudaki yağ hücrelerinin sıkışıp yukarı doğru çıkmasını sağlayarak etkinin çok daha artmasını sağlarlar. Daha sonra bu eriyen yağ hücreleri lenf yoluyla vücuttan atılırlar. Sonuçta selülitsiz, daha pürüssüz ve sıkılaşmış, daralmış bir görünüm oluşur.

Cihazın en keyifli taraflarından biri işlem esnasında ağrı oluşturmaması ve sonrasında downtime süresinin olmamasıdır. İşlem esnasında hafif bir ısı hissi hissedilir.

İşlemde 4 seanslık bir protokol uygulanır. Yani 15 günde bir uygulanan 30 dakikalık 4 uygulama Velashape için yeterli olacaktır. Bu 30'ar dakika süren 4 seanslık süre Velashape II'ü bugüne dek üretilmiş cihazlar içerisinde en hızlı sonuç veren metodlardan biri haline getirmektedir.

Olası yan etkileri çok düşüktür(%0,1 den daha düşük raporlanmış). Raporlanmış olan yan etkiler çok azdır. Ve bahsedilen tüm yan ekiler yaklaşık seanstan 6 hafta sonrasına kadar kaybolmuştur. Bu yan etkiler; deri renginde hafif kahverengimsi koyulaşma veya çok nadir olarak hafif açık tonda deri rengi olarak raporlanmış ancak 6 hafta içinde tamamen gerilediği raporlanmış. Bunların dışında hatalı kullanıma bağlı yanık ve skarlanma ihtimalinden bahsedilmiştir. Ancak bu hatalı uygulama olarak kabul edilmiş ve ehil olmayan kişiler tarafından , Uzman Doktor gözetiminde olmayan yerlerdeki uygulamalarda oluşabileceği raporlanmıştır. Burada yeri gelmişken hastalarımıza bu işlemlerin tamamının 'medical device' yani tıbbi cihaz statüsünde üretilen cihazlarla yapıldığından sadece Uzman Doktorların gözetiminde yapılmasının önerildiğini ve derinize değer veriyorsanız tüm kozmetolojik işlemlerde olduğu gibi derinizi Uzman Doktorlara emanet etmenizin sağlığınız açısından ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum.

En başta söylenmesi gereken temelde bir kilo azaltma yöntemi olmadığıdır. Vücudun belli bölgelerinde birikmiş olan yağların azaltılması amacıyla kullanılan yöntemlere verilen genel isimdir. Her bireyin farklı bir vücut yapısı vardır. Genetik, içsel ve dışsal sebepler de yıllar içinde bu yapının üzerine eklendiğinde pek çoğumuzda yağlanma başlar ve bu yağlanma da vücutta homojen dağılmaz, belli başlı alanlarda daha çok depolanır. Bu biriken yağ dokuları da spor ve diyetle maalesef arzu edildiği kadar azaltılamazlar. Bölgesel zayıflama yöntemlerinin tümü aslında o bölgedeki yağ hücrelerinin büzüştürülerek, parçalanarak veya eritilerek o bölgeden uzaklaştırılması esasına dayanır. Bu işlemlerden herhangi biri uygulandıktan sonra da diyet ve spor yapılması parçalanmış yağ hücrelerinin o bölgelerden atılmasını kolaylaştırdıkları için hastalara mutlaka önerilmelidir. Bu tavsiyeye uyan hastalarda tedavi başarısı çok artar. İdeali, bölgesel yağlanma problemi olan hastanın diyet ve spor ile vücudunu şekillendirmesi, kalan yağlanmaların da Uzman Doktorunun önerisiyle doğru metod seçilerek o bölgeye uygulanmasıdır.

CRYOLİPOLİZ (SOĞUK LİPOLİZ) İLE TEK SEANSTA BÖLGESEL İNCELME TEDAVİSİ : Özel başlıkları uygulama alanına yerleştirilir. Başlık vakum yaparak deri ve deri altı dokusunu kendine doğru çekerek o bölgedeki kan dolaşımı bir miktar azaltılır ve yağ dokuları hareketsiz hale getirilir. Özel bir teknoloji sayesinde o dokuları kontrollü bir şekilde belli bir zaman diliminde yaklaşık + 2 ila – 8 C arasında soğutur. Aynı zamanda diğer dokuları korumak ve onlara hasar vermemek için onları da kısmen izole ederek çalışır. Deri altı dokusu subkutan doku dediğimiz alanda bulunan yağ hücreleri (adipositler) soğuğa karşı çok hassastırlar, çevrelerinde bulunan damarlar, sinirler ve diğer dokular bu yağ hücrelerine oranla soğuğa karşı çok daha az duyarlıdırlar. Bu sebeple çevre doku sağlam bırakılarak sadece yağ hücrelerinin etkilenmesi sağlanır. En etkileyici yanı uygulamanın tek seansta yapılıyor olması ve bunu FDA onayı ile güvenli şekilde yapmasıdır. Bizim de son dönemde hastanemizde keyifle yaptığımız uygulamalardan biridir.

RADYOFREKANS İLE KIRIŞIKLIK, BÖLGESEL İNCELME VE SELÜLİT TEDAVİSİ : Radyofrekans da bir başka girişimsel olmayan bölgesel zayıflama metodudur. Ancak sadece bölgesel zayıflama değil aynı zamanda kırışıklık tedavisi ve selülit tedavisinde de bu işlemden yararlanırız. Yağ hücrelerinin eritilip lenf ve kan yoluyla atılması prensibiyle çalışır. Bunun dışında kolajen doku da bu işlemle hasarlanır ve yerine yeni genç kolajen üretimi başlar. Bununla da kalmaz fibroblast denen hücre gruplarının da aktivasyonunu arttırarak daha genç görünmemize olanak verir.

KAVİTASYON İLE BÖLGESEL İNCELME VE SELÜLİT TEDAVİSİ : Kavitasyon cilde bir el başlığı ile ultrason dediğimiz bir ses dalgası göndererek yağ dokusuna ulaştırmak ve yağ dokusundaki hücrelerde ani ve yüksek basınç değişiklikleri oluşturarak yağ hücrelerini parçalama prensibine dayalı girişimsel/cerrahi olmayan bir başka bölgesel zayıflama yöntemidir.

PRESSOTERAPİ İLE LENFATİK DRENAJ YOLUYLA BÖLGESEL İNCELME VE SELÜLİT TEDAVİSİ : Pressoterapi dolaşım sistemini harekete geçiren, vücutta biriken fazla sıvı, yağ ve toksinlerin atılmasını kolaylaştıran, sellülit tedavisi, bölgesel zayıflama ve vücut sıkılaştırma uygulamalarının etkinliğini arttıran çok fonksiyonlu bir drenaj sistemidir. Tek başına uygulanabildiği gibi tüm bölgesel zayıflama uygulamalarından sonra yardımcı metod olarak da mutlaka eklenir.

Dr. Murat BAYKIR
Dermatoloji Uzmanı

İlgili Makaleler

Prostat Kanseri Tedavisinde Yeni Teknik: Nanoknife

​Nanoknife diye adlandırılan nonthermal yöntemle tümörü yok etme prensibine dayanan bu yeni tedavi metoduyla artık prostat kanserinde ameliyata ihtiyaç kalmamaktadır. Yaklaşık bir saatlik bir işlemle prostat kanseri tedavi edilirken idrar kaçırma ve sertleşme bozukluğu gibi yan etkilerin hiçbiri görülmemektedir.

852 Kez izlendi

Aort Anevrizması (Genişlemesi) Nedir?

Vücuttaki en büyük damar olan Aort, kalpten direk çıkan ve tüm organlara temiz kanı taşıyan "ana kan hattı"dır. Kişinin boy ve kilosu göz önünde bulundurularak, dakikada 3 ila 6-7 Litra kan taşır. Bu kanı taşırken de kalbin atım gücüne ve bünyenin yapısına bağlı olarak içinde belirli bir basınç vardır (80 - 140 mmHg). Biz buna halk arasında tansiyon deriz. Aort çeşitli sebeplerden dolayı vücutta sessizce büyüyebilir. Bunu erken tespit etmek gerekir.

499164 Kez izlendi

Atriyal Fibrilasyon ve Ablasyon Tedavisi Nedir ?

Çarpıntı, sol göğüste sıkışma, kalbin pır pır etmesi gibi söylemler hep aritmi olgularında gözlenmektedir. Oldukça ciddi artimiler olduğu gibi, geçici ve zararsız aritmiler de oluşabilmektedir. Kalbimiz günde yaklaşık olarak 100.000 - 150.000 atım yapar, bu atımların 500 tanesi veya daha azı aritmi şeklinde olduğunda genellikle tedaviye ihtiyaç yoktur.

194358 Kez izlendi

Baypas (Bypass) Ameliyatı nedir? Ne zaman yapılmalı?

Kalbin kendi damarlarındaki (koroner arterler) daralmanın ilerisine, vücudun başka yerlerinden alınan damarlarla damar köprüleri oluşturma işlemine “koroner by-pass ameliyatı” (Kalp baypas ameliyatı) denir.

310389 Kez izlendi

Paylaş

TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji ve 47 daha

Sabit hat: +90 312 292 9900
Faks: +90 312 292 9910
E-posta: info@tobbetuhastanesi.com.tr


TOBB ETÜ HASTANESİ KOZMETOLOJİ BÖLÜMÜ Alt Expertises