GlokomProf. Dr. Tarkan Mumcuoğlu Oluşturuldu: 2019-04-16 07:07:27
Görüntü Sayısı: 4889

Glokom

Glokom : Sinsi Görme Hırsızı

Glokom

Glokom: Sinsi Görme Hırsızı

Glokom, toplumda göz tansiyonu veya karasu hastalığı olarak bilinen görme sinirinin ilerleyici hasarıyla karakterize bir hastalıktır. Tüm dünyada ikinci sıklıkla görülen körlük nedenidir ve 2020 yılında glokom nedeniyle yaklaşık 11.2 milyon kişide görme kaybının olacağı tahmin edilmektedir. Özellikle hastalığın erken döneminde şikayet oluşturmamasından dolayı, gelişmekte olan ülkelerde glokomlu kişilerin %50’sinin, gelişmemiş ülkelerde ise %90’ının hastalıklarından haberleri olmadığı görülmektedir. Glokoma bağlı görme kaybının geri dönüşü olmadığından bu hastalık için “sinsi görme hırsızı” denilmektedir. Bu nedenle erken tanı çok önem kazanmaktadır.

Dünya Glokom Derneği ve Dünya Glokom Hastaları Birliği, tüm dünyada bu hastalığa dikkat çekmek ve toplumu bilinçlendirmek için her yıl düzenli olarak ”Dünya Glokom Haftası” etkinlikleri düzenlemektedir. Bu yıl için planlanan tema: ”yeşil renk=glokom muayeneni yaptır: görmeni koru” olarak belirlenmiştir. Ülkemizde de Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi, Dünya Glokom Haftası’nda glokomla ilgili farkındalık yaratma amacıyla bilgilendirici televizyon kamu spotları, broşür, ilan ve röportajlar gerçekleştirmektedir.

Glokom nedir?

Gözde görme hücrelerin bulunduğu retina tabakasından iletimi sağlayan sinir lifleri, görme sinirini oluşturmak üzere gözün arka kısmında toplanır. Buradaki sinir lifleri, oluşan görüntüyü beyindeki görme merkezine taşır ve görme sağlanır. Görme sinirini oluşturan sinir liflerinin sayısı 1-1.5 milyon arasında değişmektedir. Görme sinirinin başlangıç kısmındaki sinir liflerinin, basınç etkisi veya beslenme problemi ile ölümleri sonucunda ilerleyici, geri dönüşü olmayan görme sinir hasarı gelişmekte ve glokom hastalığı oluşmaktadır. Sinir liflerinin hasarlanması sonucunda, görme alanının çevre kısmında erken dönem bozukluklar başlar. Kişi bunu fark edemez ve görme alanı hasarı olan alanlar yine çevreden başlayarak genişler. Merkezi görmeyi sağlayan ortadaki alan hastalığın ileri evrelerinde etkilendiği için kişinin merkezi görmesi son ana kadar azalmaz. Bu nedenle çok uzun sürede ve yavaş gelişen bu hasarı, belirgin bir ağrı da olmadığı için son ana kadar fark etmeyebilir.

Glokom gelişiminde birden çok faktör etkili olmaktadır. Bunlar: ailesel, ırka bağlı ve yaşa bağlı faktörler, bazı göz hastalıkları ve sistemik hastalıklardır. Ancak tedavide bizim etkili olabildiğimiz en önemli risk faktörü göz içi basınç değeridir. Gözün içinden salınan ve bazı dokuların beslenmesini ve atıkların uzaklaşmasını sağlayan göz içi sıvısı, gözün ön kısmından kan dolaşımına katılarak uzaklaşır. Gözün tüm anatomik yapılarının devamlılığını sağlayabilmesi ve dokularının yaşayabilmesi için, bu sıvının salınım ve gözü terk edişinin belli bir denge içinde olması gerekmektedir. Bu dengenin bozulması ile göz içi basıncı yükselebilir. Çok merkezli, geniş çaplı klinik çalışmalarda, glokomlu kişilerde göz içi basıncının düşürülmesinin görme alanı kaybının ilerlemesini önlediği veya geciktirdiği gösterilmiştir.

Glokom hangi yaş grubunda görülür?

Her yaş grubunda görülebilir. Bazı glokom tiplerinin görülme sıklığı ilerleyen yaş ile artmaktadır. Bununla birlikte, doğuştan veya çocukluk çağında da görülebilir, bu çocuklarda gözler genellikle büyüktür, kornea saydamlığını kaybetmiştir. Gözünde sulanma olan, ışıktan rahatsız olan ve gözde büyüklük fark edilen çocuklarda glokomdan şüphelenilmelidir. Bu bebekler sıklıkla gözlerini ovuştururlar.

Kimlerde glokom olma riski yüksektir?

Göz basıncı yüksek kişiler, 45 yaşın üzerinde olanlar, anne-baba veya kardeşi glokom hastası olanlar, şeker hastaları, yüksek numara gözlük takanlar, gözüne darbe alanlar, uzun süre kortizon kullananlar, tansiyonu yüksek veya aşırı düşük olanlar, hipertansiyon ilacı kullananlar, gözün saydam kısmı (kornea) ince olanlar, yüksek nefes vererek yapılan mesleklerde (camcılar, baloncular, nefesli çalgı çalanlar gibi ) çalışan kişiler risk altındadır.

Glokomlu olup olmadığını kişi anlayabilir mi?

Göz içi basıncı yıllar içinde yavaş arttığından ve hasarın yavaş ilerlemesinden dolayı genellikle hiçbir şikayet olmayabilir. Sadece ani açı kapanması ile seyreden glokom tiplerinde, göz içi basıncı çok kısa sürede arttığı için şiddetli göz ağrısı, görme bulanıklığı, mide bulantısı ile gözde kanlanma görülebilir, diğer glokom tipleri genellikle göz muayenesi sırasında rastlantı sonucu saptanır. Hastalığın son dönemlerine kadar merkezi görme bozulmaz ancak hasarlanan sinir liflerine bağlı olarak görme alanında kişinin fark edemeyeceği kayıplar meydana gelir.

Glokom tespiti için göz içi basınç ölçümü önemli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Görme sinirinin ve diğer göz yapılarının muayene edilmesi ve şüpheli olgularda hasarı ortaya koymak için özel cihazlarla sinir lifi kalınlık ölçümlerinin ve görme alanı testlerinin de yapılması gereklidir.

Glokom nasıl tedavi edilir?

Tedavide amaç, gözün içindeki sıvı üretimini azaltarak ve/veya kanallardan sıvı çıkışını arttırarak göz tansiyonunu düşürmek ve görme sinirinde gelişecek hasarı önlemektir. Tüm tedavi yöntemleri, sadece mevcut görme düzeyini ve görme alanını korumak için uygulanır, kaybedilen görme ve görme alanını geri getiremez. Glokom tanısı konulan hastalara durumuna göre öncelikle ilaç tedavisi uygulanır. Genelde damla formunda ilaçlar kullanılır ve hasta takip edilir. Göz tansiyonu istenilen seviyeye düşürülemediğinde, hasta ilaçlarını düzenli kullanamadığında ya da ilaçların yan etkisi olduğunda lazer tedavisi veya cerrahi tedaviler gündeme gelir. Glokom hastalarında hayat boyu takip ve tedavi gerekir.

Sonuç olarak; glokom bir halk sağlığı sorunudur ve hastalığın erken tanısı ile geri dönüşümsüz görme kaybını önlemek amacıyla toplumu bilinçlendirmek çok önemlidir. Dünya Glokom Haftası'nın teması olan yeşil renk; test raporlarında sağlıklı veriler için kodlanan renktir ve topluma glokom için göz muayenesi olup görmeyi bozulmadan önce korumanın önemini vurgulamaktadır.

Geleceğe daha iyi bakmak sağlıklı toplum ve sağlıklı gözler ile olacaktır.


Bu yazı Prof. Dr. Tarkan Mumcuoğlu tarafından yazıldı ve 4889 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler